Uçaklı Elit Gap Turu Diyarbakır Başlar

Fiyat Hesaplayın / Online Rezervasyon

Doğru hesaplama yapabilmek için sadece 1 Oda için ve Doğru Çocuk yaşlarını seçerek Fiyatı Hesapla butonunu kullanınız.

 Uçaklı Elit Gap Turu 

HİLTON OTELLERİ KONAKLAMA FARKI 

SADECE 2 TARİH 

Tur Programı


1.GÜN

Diyarbakır-Batman-Hasankeyf-Midyat-Kasımiye Medresesi

SUN Express Havayolları'nın 07:00 Diyarbakır uçağı ile yaklaşık bir saat kırk dakikalık yolculuğun ardından Diyarbakır'a ulaşıyoruz. Alanda bizleri bekleyen aracımıza binerek kahvaltımızı (Taşhan ekstra) almamızın ardından Diyarbakır Ulu Camii, kale surları, 10 gözlü köprü gezileri sonrası Batman üzerinden Hasankeyf'e ulaşıyoruz. Yapımı devam eden Ilısu barajı su tuttuktan sonra baraj gölü altında kalacak olan Raman dağlarının güneyinde Dicle nehrinin iki tarafına kurulu olan Hasankeyf'e gidiyoruz. Yol üzerinde baraj inşası sebebiyle yeni kurulan yerleşime taşınmış olan Artuklu hükümdarı Uzun Hasan'ın oğlu Zeynel Bey'in türbesini görerek Hasamkeyf'e ulaşıyoruz. Hasankef'te ziyarete kapalı olan kalenin kuzey ucunda yer alan ve Seyir köşkü olarak yapılan Küçük Saray yapısını (aşağıdan görülecektir), ilk ne zaman yapıldığı bilinmeyen ve günümüzdeki haliyle Roma dönemine ait olan köprünün temelleri üzerine Artuklular tarafından tekrar inşa edilen köprüyü ve El Rızk camine ait olan ve yakında tıpkı Zeynelbey türbesi gibi yeni yerleşime taşınması planlanan mimarisini gördükten sonra Midyat'a gidiyoruz. Burada günümüzde Midyat Konuk Evi olarak bilinen eski bir Süryanı yapısı olan konağı gezdikten sonra Gümüşçüler çarşısında vereceğimiz serbest zamanda dileyen misafirlerimiz bölgenin önemli el sanatlarından olan Telkari gümüş işçiliği örneklerini görüp alışverişlerini yapabilirler. Ardından Müze kent Mardin'e ulaşıyor ve Kasımiye Medresesi'ne gidiyoruz. İki katlı ve Açık Avlulu Medrese tipinin en güzel örneklerinden Kasımiye Medresesini gezip özellikle de ana eyvanda bulunan çeşmeden, avlusunda bulunan havuza akan suyun hikayesini rehberimizden dinledikten sonra Mardin'de bulunan otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

Konaklama: Mardin Hilton

 

2. GÜN

Deyrul Zaferan Manastırı-Mardin-Kasımiye Medresesi-Göbeklitepe

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından ilk durağımız 'Safran Manastırı' şeklinde Türkçe'ye çevirebileceğimiz ve 1166-1932 yılları arasında Süryani Ortodoks Patrikiliği merkezi olan Deyrulzafaran oluyor.  Midyat Harabale köyünden rahip Mor Şleymun'un M:S 400'lü yılların başında burada bulunan kaleyi manastıra çevirip bazı azizlerin kemiklerini buraya getirmesiyle kurulan manastırda Meryem Ana Kilisesi, tarihi kesin olarak bilinmeyen bir Güneş Tapınağını manastır rehberi eşliğinde tanımamızın ardından Müze Kent Mardin'i tanımaya başlıyoruz. Buradaki ilk durağımız 1895 yılında Antakya Patriği Behnam Bani tarafından Katolik Süryani Patrikhanesi olarak yaptırılan binada bulunan Mardin Müzesi oluyor. Başta Girnevaz Höyüğü olmak üzere kent çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda bulunan Tunç Çağı'ndan Osmanlı dönemine kadar çok geniş bir zaman dilimine ait olan çeşitli eserlerin sergilendiği müzenin Etnografya salonunda ise özellikle bir sonraki gün ziyaret edeceğimiz Midyat'ta köklü bir geçmişe sahip olan gümüş işçiliği örnekleri dikkat çekmektedir. Müzenin ardından Mardin'in dar sokaklarında yapacağımız yürüyüşümüzde Mor Behram Kilisesi'ne gidiyoruz. Kırklar Kilisesi olarak da bilinen bu kiliseyi görüp Hristiyanlıkta önemli yeri olan Kırk şehitlerin hikayesini dinledikten sonra kent dokusunun önemli bir unsuru olan Abbara örneklerini, Artuklu mimarisinin en önemli eseri olan Mardin Ulucamisini gördükten sonra Mardin'in Mimar Sinan'ı olarak bilinen Mimarbaşı Lole Serkis Gizo tarafından yapılan PTT binasını ve minaresi yine Lole tarafından yapılmış olan Şehidiye camisini gördükten sonra yörenin meşhur kahvelerini ve badem şekerlerini ve Süryani şarap alışverişimizi yapıyor, Peygamberler şehir olarak bilinen Şanlıurfa'ya doğru ilerlerken insanlığın bilinen ilk mabedine Göbeklitepe'ye doğru yola çıkıyoruz. 1966 yılında kazı çalışmaları başlayan Göbeklitepe'nin Neolitik dönem insanının kutsal tapım merkezi olduğu bilinmektedir. Buradaki tapınakları görüp Göbeklitepe hakkında rehberimizden bilgi aldıktan sonra otelimize gidiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. Yemek sonrası Urfa kültürünün bir parçası olan Sıra Gecesi (ekstra 75 TL).

Konaklama: Hilton Şanlıurfa

 

3. GÜN

Harran-Atatürk Barajı- Nemrut Dağı

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından ilk kez günümüzden 4 binyıl öncesine ait olan Kültepe,Mari ve Ebla tabletlerinde ardından bahsedilen Harran'a doğru yola çıkıyoruz. İlk dikkatimizi çeken yer Harran'daki yerleşimi M.Ö 5 binyıla kadar gittiğini öğrendiğimiz Harran Höyüğü oluyor. Höyüğün eteklerinde yapacağımız kısa bir yürüyüşün ardından Emevi halifesi Mervan tarafından yaptırılan Cennet Camisine /Camii el Firdevs) ve cami ile aynı avluda yer alan Anadolu'da kurulan ilk İslam Medresesi'nin (Harran Üniversitesi) kalıntılarını gördükten sonra kentin meşhur Konik kubbeli evlerinden birini ziyaret ediyoruz. Buradaki ziyaretimizin ardından Harran Ovası'na da hayat veren GAP projesinin en önemli yatırımı olan Atatürk Barajı'na doğru yola çıkıyoruz. 8 yıl gibi oldukça kısa bir sürede yapımı tamamlanan Atatürk Barajı'na gidiyoruz. Yapıldığı dönemde Türkiye'deki mevcut Hidroelektrik santrallerinin ürettiği toplam elektrik miktarının yaklaşık %20'sini tek başına üretebilecek kapasiteye sahip olan Atatürk barajında ziyaretçiler için hazırlanmış olan Seyir terasına geçip Türkiye'nin medari iftiharı olan bu eşsiz yapıyı rehberimizden dinleyip baraj yapımı esnasında hayatını kaybeden işçiler için yapılan anıtı görüyoruz. Ardından Adıyaman'a varıyor ve burada minibüslerimize binerek Kahta ilçesi üzerinden Nemrut dağı milli parkı sınırları içerinde bulunan Kommagene Krallığı'ndan günümüze kalan en önemli eserleri görmek üzere yola çıkıyoruz. İlk durağımız Kommagene ailesi kadınları için yaptırılan ve önündeki sütun üzerinde bulunan kartal heykeli nedeniyle yöre halkı tarafından Karakuş tümülüsü olarak adlandırılan mezar yapısı oluyor. Ardından minibüslerimizle Roma imparatoru Septimus Severus zamanında eski adıyla Chabinas şimdiki adıyla Cendere suyu üzerinde inşa edilen Cendere köprüsü oluyor. Yaklaşık 1900 yıldır ayakta olan bu köprüyü görüp Septimus Severus ailesiyle olan ilişkisini rehberimizden dinledikten sorna Kommagene Kralları'nın yazlık başkent olarak kullandıkları Arsemia kentini görüp Nemrut Dağı'na ulaşıyoruz. 2150 mt yükseklikteki zirvede Antiochos'un mezarının doğu ve batı taraflarındaki Zeus -Oromasdes, Apollon-Mithras, Herakles- Artagnes, Kommagene-Fortuna tanrılar heykellerini rehberimizin anlatımları ile tanıdıktan sonra güneşin batımını izliyoruz. Gün batımı sonrası minibüslerimize binerek otelimize ulaşıyoruz. 

Konaklama: Hilton Adıyaman

 

4. GÜN

Şanlıurfa Müze-Balıklıgöl-Halfeti-Gaziantep-Bey Mahallesi

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Şanlıurfa'ya geri dönüyoruz ve Şanlıurfa arkeoloji müzesine ulaşıyoruz. Kentin Paleolitik dönemden İslam dönemine kadar olan tarihini görebileceğimiz müzede günümzden 12 binyıl öncesine tarihlenen ve Balıklıgöl Adamı olarak bilinen heykelden Harran'daki Sin tapınağına ait kitabeye kadar şehrin tarihini gözler önüne seren eserleri gördükten sonra yürüyerek şehri gezmeye başlıyoruz. Yapacağımız yürüyüşte Hz İbrahim'in Nemrut tarafından ateşe atıldığına inanılan Balıklıgölü, az ilerisindeki Ayn Zeliha gölünü, Rızvaniye camisini ve Hz İbrahim'in doğduğu mağara olarak bilinen mağarayı görüyoruz. Buradaki gezimizin ardından Fırat nehri üzerinde kuzeyden güneye 4. baraj olan Birecik Barajı ile bir kısmı sular altında kalan Halfeti'ye doğru yola çıkıyoruz. Bizi bekleyen özel teknemizle Birecik Baraj gölü üzerinde birbirinden güzel manzaraların eşliğinde yaklaşık bir saat sürecek tekne turumuza başlıyoruz. Tekne turumuz esnasında ilk dikkatimizi çeken Fırat nehri ile Merziman Çayı'nın birleştiği noktada kurulan heybetli Rumkale oluyor. Kalenin ardından bir zamanlar yaşam alanı olarak kullanılmış mağara evleri ve önemli bir kısmı sular altında kalmış Savaşan köyünü, sular altında kalan caminin suların üzerinde kalan tek kısmı olan minaresini görüp fotoğrafladıktan sonra tekrar otobüsümüzle buluşup güneydoğu anadolu bölgesinin sosyo-ekonomik açıdan en en gelişmiş ili Gaziantep'e ulaşıyoruz. Şehir merkezinde yürüyerek yapacağımız gezimizde öncelikle Bey Mahallesi'ne gidiyoruz. Dar sokakları ve birbirinden güzel sivil mimari yapılarından oluşan yerleşimde 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün Gaziantep'i ziyareti anısına geleneksel bir Antep evinde ziyarete açılan Atatürk Anı Müzesini geziyoruz. Ardından kültür yolu olarak düzenlenen rotada yapacağımız yürüyüşümüzde yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen Gaziantep Kalesi, Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan Hanları gördükten sorna Tahmis kahvesine ulaşıyoruz. İlk kez 1638 yılında yapılan 1901 yılındaki yangından sonra yenilenerek günümüze gelen Tahmis Kahvesi'nde vereceğim mola ardından artık çarşılarda satılan birbirinden güzel Yemeniler, meşhur elmacı pazarından yöreye özgü baharatlardan ve yörede Bandırma olarak bilinen cevizli sucuklardan, Bakırcılar çarşısında satılan birbirinden güzel bakır eserlerden almak için vereceğimiz serbest zaman ardından Gaziantep'te bulunan otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

Konaklama: Doubletree by Hilton / Gaziantep

5. GÜN

Antakya-Saint Pierre-Harbiye- Habib Neccar- Uzun sokak 

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Büyük İskender tarafından geçit yeri anlamında isimlendirilen ZEUGMA'dan çıkartılan mozaiklerin sergilendiği Mozaik müzesine ulaşıyoruz. Dünyaca ünlü 'Çingene Kızı' mozaiğinin yanı sıra  konusunu Yunan mitolojisinden alan mozaikleri rehberimizin anlatımları eşliğinde gördükten sonra Kırıkhan, Hassa üzerinden Doğunun Kraliçesi olarak adlandırılan Antakya'ya ulaşıyoruz. 3 ilahi dinin birleştiği bir kent mozaiği olan Antakya'yı sizlerle tanımaya başlıyoruz. İlk durağımız şelaleleriyle ünlü Harbiye. Hemen her dönemde görkemli villalarıyla ardından söz ettiren Harbiye'de öğle yemeği ve ipek alışverişimizin ardından eski Antakya merkezine gidiyoruz. Farklı din ve mezheplere ait ibadethanelerin yan yana yaşadığı bu güzel şehirdeki ilk durağımız kentin yamacına kurulduğu dağa da adını veren ve bugünkü sınırlarımız içinde inşa edilen ilk cami olarak Habib Neccar Cami oluyor. 7. yüzyılda buradaki bir tapınağın kalıntıları üzerine yapılan cami depremler nedeniyle farklı yıllarda onarılmış ve eklemeler yapılmıştır. Hristiyan ve İslam kaynaklarına göre Habib Neccar'ın hikayesini rehberimizden dinledikten sorna Antakya'da yaşayan Arapların Suk-ul Tavil dedikleri Uzun Çarşı'da vereceğimiz serbest zamanda dileyen misafirlerimiz alışveriş yapabilir veya çay bardağında ve köpüksüz yapılan süvari kahvesinin tadına bakabilirler. Buradaki gezimizin ardından otobüsle Hac Dağı'nın eteklerindeki Aziz Pierre Kilisesi'ne gidiyoruz. Hristiyanlık inancının ilk yayıldığı dönemde Aziz Petrus'un ilk kez vaaz verdiği ve cemaatin ilk kez Hristiyan isminin kullandığı bu mağara kilise Hristiyanlık tarihindeki önemi nedeniyle 1963 yılında Papa tarafından Kudüs'ten sonra Hristiyanlar için ikinci hac merkezi olarak ilan edilmiştir. Kiliseyi rehberimizin anlatımları eşliğinde gezdikten sonra Mozaik koleksiyonu bakımından oldukça zengin olan Antakya Mozaik Müzesine gidiyoruz. Çoğunlukla Daphne kentindeki villaların tabanlarındaki mozaiklerin oluşturduğu müzede mozaiklerin yanı sıra Amik Ovası'ndaki höyüklerden elde edilen eserleri rehberimizden aldığımız bilgiler eşliğinde gördükten sorna Antakya'da bulunan otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. 

Konaklama: ANEMON Otel / Antakya

6. GÜN

Samandağı-Titus-Vakıflı Köyü-Adana

Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Büyük İskender'in komutanlarından Seliacos Nicador tarafından kurulan, Akdeniz kıyısındaki Samandağ ilçesine gidiyoruz. Burada ilk olarak Müslüman ve Hristiyan'lar tarafından kabul edilen, Hz. Hızır ile Hz. Musa'nın buluştuğu yer olarak inanılan makama geçiyoruz. Buradaki incelemelerimizin ardından Türkiye'de yaşayan tek ermeni köyü olarak bilinen ve Türkiye'de organik tarımı ilk uygulayan köy olma özelliği taşıyan Vakıflı köyüne ulaşıyoruz. Yaklaşık olarak 140 nüfuslu bu eski köyde, köy meydanında yöre halkıyla yapacağımız hoş sohbetler sonrası organik meyve alışverişimizi yapıyoruz. Ardından 1380 metre uzunluğunda olan Titus tünelleri ile bir sütun üzerinde 40 yıl yaşadığına inanılan M.S. 6. yüzyılda yapılan Aziz Simeon manastırına gidiyoruz. 479 metre yüksekliğindeki bir tepe üzerine inşa edilen manastır gezimiz sonrasında Adana'ya ulaşıyoruz. Tarihi taş köprü gezisi ardından Adana havalimanına ulaşıyor Sun Express 21:45 uçağı ile İzmir'e hareket ediyoruz. 

 

Fiyata Dahil Olan Hizmetler

FİYATA DAHİL OLAN HİZMETLER

5 gece yarım pansiyon otel konaklaması (5 akşam yemeği 5 sabah kahvaltısı)

Sune Express Hava Yolları ile gidiş dönüş uçak bileti

Profesyonel Rehberl Eşliğinde Tüm Çevre Gezileri

Mercedes marka otobüsler ile ulaşım

 

 

 

 

 

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

Öğle yemekleri 

Müze kart ücreti 70 TL. T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müze ve ören yerlerine 1 yıl boyunca ücretsiz giriş imkanı sağlar. 

Yemeklerde alınacak içecekler

Ören yeri ile özel işletme girişleri

Programda Ekstra Olarak belirtilen Gezi ve Eğlenceler

Özel Harcamlar

Nemrut Dolmuş ücreti

Urfa Sıra Gecesi

Tur Hareket Detayları

Kalkış Yerleri:
    Tur Hareket Tarihleri:

    Fiyatlar

    Tur Hakkında Genel Bilgilendirme


    İptal Şartları


    Vize Bilgileri


    Yorumlar


    Uçaklı Elit Gap Turu Diyarbakır Başlar Hakkındaki Düşünceleriniz



    Doğrulama Kodu:

    Birde Bu Turlara Bakın